Posta - Rüzkan Sağır - 26 Mayıs 2026 - https://www.posta.com.tr/yazarlar/rukzan-sagir/koy-ogretmenleri-icin-sanat-2996607
Geçen hafta Mersin’deydim. Türkiye’nin termal turizm alanındaki dikkat çekici yatırımlarından biri olan BN Hotel Thermal&Wellness’ta düzenlenen BN Sanat Akademisi’nin ikinci yıl final gecesi için. Tamamen amatör ressamların katıldığı yarışmanın sonunda seçilen eserler ödüllendirildi. Ama gecenin asıl hikayesi ödüllerden çok, o tabloların nereye uzanacağıydı. Çünkü yarışmada seçilen eserleri otel satın alıyor. Ardından bu eserler satışa sunuluyor ve elde edilen gelir Köy Okulları Değişim Ağı’na (KODA) aktarılıyor. Yani o gece duvarda duran bir tablo, birkaç ay sonra bir köy öğretmeninin eğitim programına ya da bir çocuğun hayatına dokunabiliyor. Gecenin en etkileyici konuşmasını da zaten KODA’nın kurucusu Mine Ekinci yaptı. Ekinci, Türkiye’de köy okulları denince insanların aklına halen duvar boyamak ya da yardım kolisi göndermek geldiğini söyledi. Oysa onların yaptığı şey çok daha sistemsel. Aslında çocukların etrafındaki yetişkinleri destekliyorlar.
TOPLUMSAL ADALET DAYANIŞMASI
Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi mezunu, Harvard’da eğitim politikaları üzerine çalışan Ekinci’nin hikayesi de kişisel bir yere dayanıyor. Kendisi de Yalova’da bir köyden geliyor. Ama konuşmanın en dikkat çekici tarafı, köy okullarını yalnızca dezavantaj üzerinden okumamasıydı. “Köy okullarında çok önemli fırsatlar da var” derken doğada öğrenmekten, güçlü öğretmen-öğrenci ilişkilerinden bahsetti. Bugün 30’a yakın eğitim fakültesiyle çalışan KODA, 9 binden fazla öğretmene ve 100 binden fazla çocuğa ulaşmış durumda. Aslında bu iş birliği de klasik bir sponsorluk anlaşmasıyla başlamamış. Otelin sahibi Yusuf Narlı, bir gün Mine Ekinci’nin röportajına denk gelip ona kendisinin ulaştığını anlatıyor. Köy öğretmenleri ve çocuklarla ilgili hikayelerden etkilendiğini, sanat yoluyla daha kalıcı bir sosyal fayda üretmek istediklerini söylüyor.
BÖLGESEL BİR KÜLTÜR HAREKETİ
BN Sanat Akademisi’nin yarışması da salt sergi düzenlemekten ibaret değil zaten. Bu yıl Mersin, Adana ve Hatay’dan başvuru alan yarışma, büyük şehir sanat çevrelerinin dışında kalan üreticilere alan açıyor. Yarışmanın seçici kurulunda yer alan sanatçı Ahmet Yeşil de bölgedeki üretimin görünür olmasının önemine dikkat çekti. Yusuf Narlı ise BN Sanat Akademisi’ni yalnızca bir yarışma olarak görmediklerini özellikle vurguluyor. “Çukurova’nın yarınlarını güçlendirmek istiyoruz” derken Mersin’in turizm ya da gastronominin ötesinde, kültürel üretimle de anılması gerektiğini söylüyor. Akademiyi ‘sürdürülebilir bir kültür-sanat platformu’ olarak tanımlayan Narlı, uzun vadede ulusal ve uluslararası etkinlikler düzenlemek istediklerini anlatıyor.